Kuran'a göre ahirette Allah gelecek


Nizarileri kaynaklarda "assasinler" adlandırıyorlar ki, sufiler bu sembolü "İssi-Sin" gibi okuyorlar. "İssi" (İisus) sembolü "Asi", "İsa" sembolleri gibi "Ruh" anlamına geldiği için, "assasin" sembolü de "Sin - ruhu" anlamını veriyor. Sin sembolü ise eski kaynaklarda, ahirette beklediğimiz Ay Allah'ı anlamındadır ve bu da İslam'ın simgesidir. Araştırmacı David Rol yazıyor ki, eski dönemde Harrandan (Arran) olan Ay Tanrısı Sin, kaynaklardaki "İl-Amurru" sembolü ile aynılaşdırılıyordu. İl-Amurru, yani amoreylerin (midiyalıların) El Allah'ı da eski kaynaklarda - Ay kültü amblemi yanında durmuş veya onu elinde tutmuş vaziyette tasvir ediliyordu. Bulunan eşyalarda "Amurru toprağının Sin Allah'ı" olarak tercüme edilen yazılar da rastlanmaktadır (Дэвид Рол, «Утраченный Завет», сайт:  http://lib.rus.ec/b/328508/read).

Ünlü sufi Cabir ibn Hayyanın "Kitap el-Mecid" traktatında, "Sin" sembolü, beklenen İmama ait ediliyor. Araştırmacı Henry Korbene göre, "Sin - garip, gezgin, yetim anlamındadır ve kendi çabaları ile İmama giden yolu tapanın, kendisi gibi gezginlere İmam'ın temiz nurunu gösterenin karakteridir...". Burada İmam, kendisi İlahi Ruhdan akarak dünyamızdaki durumu değişecek olan İksir (el-İksir) olarak gösteriliyor. Demek ki, amoreylerin Harrandan olan Sin - Ay Allah'ı, ana maddenin tecessümü olarak insan karakterinde zuhur edecek İmam'ın karakteridir.

Amorey [MR] sembolü İslam'da - hükümdar, yönetici, müslümanların başkanı anlamını taşıyan emir [MR] gibi bilinmektedir. Bu sembol şiilikte İmam Ali'ye atfedilen ve "Ali - emir el-müminin" olarak yazılıyor. Böyle anlaşılıyor ki, "İl-Amurru" sembolü altında "Ali - Emir", yani Şiilerin "Ali - emir el-müminin" sembolü öngörülüyor.

Lakim Emir, Amurru sembolleri aynı zamanda eski Mısır'la ilgili ki, "MR" sembolü Mısır piramidini bildiriyordu. Misirşünaslar "MR" simgesini - "kalkma yeri", "firavunun göğe kalkması için metafizik ateşli top", "Ba-nın kalkması", "yaratılış yeri ve sonsuzlukta dirilmenin gerçekleştiği İlkin dağ" vb. sembollerle ilgilidir. Tüm bunlar Ra-Amon Tanrısı'nın yaranışı ve arşa hakim olması ile ilgili sembollerdir. "MR" sembolü ile bağlı olan ve Mısır'ın diğer adı sayılan Ta-Meri sembolü ise - "Mer toprağı", "sevimli toprak", "diriliş toprağı", "şumlanmış ve yükseltilmiş toprak", "İlahi kanallar toprağı" vb. gibi manalandırılıyor. Fakat "mer" (piramit) sembolü aynı zamanda "toka" (bel, ketmen) işareti ile de ilgilidir. Bu işaret toka kelimesinden başka "henn " (kenn), "hennu" (kennu) - şeyi bozmak, değiştirmek, dönüştürmek vb. gibi de manalandırılıyor. "Henn (Kenn) kayığı" ise, Toprak açıldıktan ve Osiris Allahını yeraltı dünyadan bıraktıktan sonra göklere aparmalı idi ve b. (Алан Ф Эльфорд, «Путь Феникса», Тайны забытой цивилизации, «Земля Мер», http://www.universalinternetlibrary.ru/book/26498/ogl.shtml#t130). Eğer biz dikkate alırsak ki, "kenn", "kennu" sembolü aynı zamanda Kenan/KiNun, yani Allah'ın "Kün!" emridir, kabul ederiz ki, burada sohbet - ana maddenin "biçimini" değişerek, ondan yaratılmış ve göğe kaldırılmış topraktan gidiyor. Bu da bizim cennet dediğimiz ruhlar dünyası anlamındadır. Eski Mısır'da, gökte yaratılmış bu toprak Yukarı Mısır, yerdeki toprak ise Aşağı Mısır olarak adlandırılıyordu.

Tüm bunlar demek oluyor ki, Allah'ın "Kün" emriyle ilk yarattığı Adem, gökteki ruhlar dünyasının insan simasında olan karakteridir. Ahirde gelecer Allah da, evveldeki Allah'ın yolunu gitmeli ve o da öldükten sonra Atum Allah'ı (Adem) gibi dirilmelidir. Ölüp dirilen Allah gibi ise kaynaklarda Osiris, Attis, Adonis, Tammuz, Kibela, İsa vb. Tanrılar gösteriliyor.

İsa peygamberin "Kün”" emriyle yaratılması, yani "İsaKün" sembolü sufizmde "Sakin" sembolü olarak kaydediliyor ve Allah'ın sakinliği, Onun insanda ve belli bir varlıkta zühuru anlamındadır. Tevrat'ta "Sakin" sembolü "Skiniya" olarak işaretlenir ve Musa peygamberin İlahi ateşten, yani ana maddeden Gökte yarattığı çadır anlamındadır. Allah'ın sakin (skiniya sembolü) olduğu bu "Vahiy çadırı" Musa peygamber tarafından "kalmak" için yaratılmıştır. Demek buradaki "Vahiy çadırı" sembolü altında kozmik insan öngörülüyor ki, insan öldükten sonra onun ruhu, çadır sembolünde olan Adem'in (Allah'ın) "vücuduna" taşınıyor.

Ermeni kaynaklarında "Sakin" sembolü Sisakan olarak kaydedilir ki, bu da "İssi-Kün!", "İisus-Kün!" anlamındadır. M. Horenatsi "Ermenistan Tarihi" kitabında Sisakan (Sisak) soyunu - Gel, Gelarküni nesli adlandırıyor ki, bu da Qalileyli İsa'nın işte Gelarküniden olması demektir. Onun yazdığına göre, Ermenistan'ın birinci şahı Valarşak, Ermenistan'ın hükümranlığını işte Sisakan soyuna vermiştir (M. Horenatsi, kit.1, böl.12 ). M. Horenatsi bu nesli büyük, tanınmış aşiret gibi kutluyor ve bildiriyor ki, Alu, yani Albanuya alanları onlara miras verilmiştir. O işte bu "ejderha" soyunu - "eski şah tohumu" ve tacqoyan Baqarat, yani Aratta beğleri adlandırıyor. Bu ise o demek ki, Ahirde gelen Allah da - en eski şahlar soyundan olacaktır.

Ben - “Армения навечно дана азербайджанским бекам” adlı makalede gösterdim ki, kaynaklarda Ermenistan deyince Alban (Kafkasya Albaniyası) dağlarının göklerinde yaratılmış Ra-Amon Tanrısı'nın ruhlar dünyası düşünülmelidir (site: http://gilarbey.blogspot.com/2013/08/blog-post_142.html). Öte yandan, Albaniyanın da kaynaklarda Alu adlandırılması anlamına gelmesi o demek ki, Alu - yahudilerin El Allah'ı ve aşırı Şiilerin de Allah olarak kabul ettikleri İmam Ali karakteridir. Bu imge, ahirette gökte oluşacak yeni ruhlar dünyasının (El), yeni Adem'in (Atum Allah'ı) karakteridir. Kuran'da, ahirette, gökteki ruhlar dünyasının yeniden oluşması - "toprakların değiştirilmesi" gibi keçiyor (Kur'an, 14:48 ). "Cennet hakkında gerçekler ve onun vereselikle verilmesi" adlı makalede, ben bu konuda daha geniş bilgi verdim (site: http://gilarbeg.wordpress.com/2013/04/02/cennet-hakkinda-gercekler-ve-onun-vereselikle-verilmesi/).

Yazdıklarım çıkan sonuç şudur ki, ahirette Sisakan soyundan doğan insanda, Mısır'ın ilk firavunu olan Amon'un ruhu olacaktır. Olağan insan gibi doğan ve eski sırları bilen bu insan öldükten sonra, onun ruhu göklere kalkıp, "Dünya" nın yaratıldığı zaman gökte yaratılmış Ra diski ile birleşecekdir. Kuran'da bu birleşme Güneş'le Ay'ın birleşimi olarak belirtiliyor ki, bu da Güneş Allah'ı Rahmanla, Ay Tanrısı Rahimin birliği anlamındadır (Kur'an, 75:9 ). İşte bu vahhdetden sonra göklerde yeni Adem, Atum Allah'ı oluşacak ve bundan sonraki 2200 yıllık zamanın sahibi de Rahim Allah olacaktır.

Bütün bunlar hakkında daha geniş bilgi ve kesin olgular, yazarı olduğum "Batini-Qur'an" kitabında ve makalelerimde verilmiştir.

 

Firudin Gilar Beg

www.gilarbeg.com

 

 

 

 

   




Tarix:      www.gilarbeg.com Saytı